Bazen kalbimin attığını hissedemiyorum. Size de oluyor mu bilmem. Sanki kalbim durmuş da ben garip bi şekilde hayatta kalmayı başarıyormuşum gibi. İçimde kocaman bir boşluk varmış gibi.
Kendime sözler verdim yine. Kocman bir boşluk olmayacağım üzerine sözler. Aslına bakarsanız öyle olmamak için çok çabalıyorum, gerçekten. Ve hayli samimi bir çaba bu. Örneğin sorumluluk alıyorum. Kendim ve diğer insanlar üzerine sorumluluklar bunlar. Öyle boru değil yani. Ayrı bir evde yaşıyorum. Ailemin her bir üyesinin bir taraflara dağılmış olmasına aldırmadan düzenli olarak hepsini arıyorum, elimden geldiği kadarıyla ziyaret ediyorum.
Sonra bu evin düzeni için bir çok fedakarlık yapıyorum. Taviz de vermiyorum hani. Annem ben çok küçükken prensiplerim olursa bunun beni daha saygın bir hayata hazırlayacağını söylemişti. Çok bilir o zaten. Ben yine de deniyorum, prensiplerim vardır diyorum insanlara, onu yapamam, buna izin veremem. İnsanlar saygı duyuyor mu bilemem ama istedikleri olmadığı için küfür ediyorlar gibi geliyor bana daha çok. Yine de ben saygı duyuyorum kendime.
Para kazanıyorum. Ve bunu çok namuslu çok legal yollardan yapıyorum. Kendi kiramı kendim ödüyorum mesela. Çok zengin bir adam olan babam bile buna engel değil. O sadece okul taksitlerimi ödüyor. Buna kızamam çünkü burda okumayı ben istemedim ve herkesin seçimlerinin sonuçlarına kendi katlanır. Bunu bana çok küçükken söylemişlerdi. Şimdi beni bu okula göndermekle en doğru şeyi yapıp taksitlerini de ödemeliler değil mi?
Dostlarla ilişkilere hep dikkat ediyorum. Yeni tanıştığım insanlara büyük sırlar vermiyorum. Bu beni kocaman bir boşluk haline getirmez belki ama olsun, tedbir alıyorum ben. İnsanların ne kaar tehlikeli olabileceklerine doğrudan ve çok yakından şahit olmuş biri olarak etrafıma çektiğim ceviz kabuğu sertliğinde bir duvarla onlara olduğum yerden sırıtıyor ve tek birinin bile içeri, yanıma, girmesine izin vermiyorum. Bunu beni ne kadar yalnız kıldığının da hiç önemi yok bence.
Erkeklere gelince. Uhm. Onlar gerçekten özel varlıklar. Ve bence sadece cinsel hazdan ibaretler bu dünyada. Öyle kalmaları için dua edeceğim. Bu gece. Evet bu geceki duam bu olacak. Yeni nesil olsun, eski toprak olsun bütün erkeklerden garip bi neşeyle birlikte nefret ediyorum. (:
Benim canımı acıtmış olduklarını düşünenlere de kıçımla gülüyorum. Çünkü birinin hareketlerini önceden kestirebiliyorsanız o sizin canınızı asla acıtamaz. Ve ben o hayvan oğlu hayvanların neler yapacağını sırasıyla ve eksiksiz biliyordum. Ve yaptıklarında da sadece yalandan ağladım. Yıkıldığımdan değil. Öhöm. Herneyse.
Dediğim gibi. Ben sorumluluk alıyorum. Her gün 3 defa dişlerimi fırçalayıp, en az bir defa duş alıyorum ve yine en az iki defa iç çamaşırlarımı değiştiriyorum. Kahvaltıları ve akşam yemeklerini kaçırmamaya çalışıyorum. Adam akıllı ve sağlıklı yaşamaya çalışıyorum. Uyuşturucudan uzak duruyorum. Sigaradan da öyle. (Ki sigaradan salt nefret ettiğim için) Bitki çayları içiyorum, hastalandığımda nane-limon yapıyorum kendime.
Her türlü kültürel olayı takip etmeye çalışıyorum. Para biriktirip kendime yeni kitaplar alıyorum. Okuyorum da onları. Yani bilmiyorum ki. İçimde koca bir boşluğun olmaması için herşeye sahibim aslında. Yanaklarımdan süzülen yaşlar, akan kanlar falan o kadar gereksiz ki..
Acaba bu kadar şeyin içinde, kendime dürüst olmayı mı atlıyorum ben?
Bilemedim ki şimdi.
4 Eylül 2009 Cuma
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
"Yeni nesil olsun, eski toprak olsun bütün erkeklerden garip bi neşeyle birlikte nefret ediyorum. (: "
YanıtlaSilehi.
ben de şahsen bilakis kendime karşı hep yalan sölerim...
YanıtlaSildürüst değilimdir...
boşluk yok ama...
tamam yine yalan söledim :)
var.